Tam bir yıl önce bu gün 13 Mayıs 2014 tarihinde Manisa’nın Soma İlçesinde Soma Holding’e ait kömür madeninde yaşanan feci kazada 301 madenci yaşamını yitirdi.

Kar amaçlı emek ve insan düşmanı politikalar devam ettiği sürece bu iş cinayetleri ne ilk ne de son olacaktır. Bu iş cinayetleri asla kader olamaz.

Türkiye de 1941 yılından bu yana sadece maden ocağı kazalarında 3 binden fazla işçi hayatını kaybetmiş, 100 binden fazla işçi yaralanmıştır. Soma faciasından önce en fazla kayıp verilen kaza 1992’ de 263 işçinin öldüğü Zonguldak’ın Kozlu kömür madeninde grizu patlamasıyla yaşanan iş cinayeti olmuştur.

Soma faciasından sonra 28 Ekim 2014 tarihinde, Karaman Ermenek ilçesinde 18 madenci Has Şekerlere ait kömür madeninde su altında mahsur kalarak yaşamlarını kaybetmişlerdir.

Türkiye’de şimdiye kadar yaşanan bazı maden ocağı kazaları şöyle:

7 Mart 1983: Armutçuk’ ta grizu patlaması (103 ölü).

10 Nisan 1983: Kozlu’da grizu patlaması (10 ölü).

31 Ocak 1987: Kozlu’da göçük (8 ölü).

31 Ocak 1990: Bartın’ın Amasra ilçesinde grizu patlaması (5 ölü).

7 Şubat 1990: Amasya Yeni Çeltik’te grizu patlaması (68 ölü).

3 Mart 1992: Kozlu’da grizu patlaması (263 ölü).

26 Mart 1995: Yozgat’ın Sorgun ilçesinde grizu patlaması (37 ölü).

22 Kasım 2003: Karaman’ın Ermenek ilçesinde grizu patlaması (10 ölü).

8 Eylül 2004: Kastamonu’nun Küre ilçesinde yangın (19 ölü).

2 Haziran 2006: Balıkesir’in Dursunbey ilçesinde grizu patlaması (17 ölü).

10 Aralık 2009: Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde grizu patlaması (19 ölü).

17 Mayıs 2010: Zonguldak’ta grizu patlaması (30 ölü).

8 Ocak 2013: Kozlu’da grizu patlaması (8 ölü).

Türkiye ölümlü kazalarda Avrupa birincisi, Çin’den sonra dünya ikincisi olarak yer almaktadır. Soma Kömür İşletmeleri’ndeki ölümlerin neden kaynaklandığı hâlâ açıklanamadı. Trafo patlaması denildi, işçilerin çıkış yollarının kapanması sonucu karbondioksit zehirlenmesi denildi. Ancak gerçek neden açıklanmadı.

Kuşkusuz Türkiye’de yaşanan iş cinayetleri sadece maden sektöründe yaşanmamakta, inşaat, yol, tersane ve birçok endüstriyel alanda her gün ortalama 4 işçinin yaşamını kaybetmesiyle devam etmektedir.

Türkiye’de her saat 80 iş kazası yaşanıyor ve yılda 706 bin işçi iş kazası gerçeği ile karşılaşıyor, (TUİK 2013) her 10 iş kazasından sadece 1 tanesi SGK kayıtlarına yansıyor.

Son 13 yılda iş kazalarında yaşamını kaybeden işçi sayısı 14 binin üzerindedir.

İş cinayetleri ile ilgili kısa bir açıklamayı ifade eden bu rakamlar Türkiye’de iş cinayetlerinin sistematik hale geldiğini, bunun temel nedeninin de, hükümetin emek karşıtı politikaları, taşeronlaştırma, özelleştirme, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında gerekli yatırım ve denetimlerin, maliyet gerekçesiyle işlevsizleştirilmesi olduğu bilinmektedir

Genel seçimler arifesinde; başbakan Ahmet Davutoğlu en son TİB (Türkiye İhracatçılar Birliği) genel kurulunda Asgari Ücret konusunda milyonlarca emekçiye karşı işveren’den yana tutum alması bu gerçeği açıkça ifade etmektedir.

Bir soykırıma dönüşen bu hak ihlalleri ve iş cinayetlerinin son bulması için taşeronlaşma iptal edilmeli, özelleştirilen stratejik kamu işletmelerinin derhal kamulaştırılarak çalışma koşulları insanileştirilmeli, ucuz işgücüne dayalı ve örgütlenmeyi engelleyen çalışma anlayışı terk edilmelidir.

Riskli işletmelerle ilgili kapsamlı bir risk haritasının ilgili bakanlıklarca hazırlanması ve denetimlerin buna göre yapılması gerek. Her işletmede risk değerlendirmesi yapılmalı, çalışması uygun olmayan işletmeler kapatılmalı. İş kazalarında yaşamını kaybeden işçilerin ailelerine her türlü güvence sağlanarak maddi manevi kayıpları tazmin edilerek mağduriyetleri önlenmelidir.

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ

PAYLAŞ