24.05.2026
Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni iptal edilmiştir. Karar, üniversitenin kurucu vakfına mahkeme kararıyla kayyım atanmış olmasına dayandırılmıştır. Anayasa Mahkemesi geri alınamaz bir işlem olması nedeniyle, üniversitelerin faaliyet izinlerinin iptalinin fiilen üniversiteyi kapatmak olarak yorumlamaktadır.[1]
Kapatma kararının gerekçesinin akademik özerklik ya da akademik ifade özgürlüğü kapsamında olmadığının farkındayız. Yine de bu kapatma kararını eğitim hakkı, kurumsal akademik özgürlük ve yükseköğretimde güvence standartları açısından dikkatle değerlendirmek gereklidir.
Akademik özgürlük yalnızca bireysel ifade ve araştırma özgürlüğünden ibaret değildir. Kurumsal süreklilik ve özerklik de bu hakkın vazgeçilmez bir bileşenidir. UNESCO’nun Yükseköğretim Öğretim Üyelerinin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı ve Avrupa Üniversiteler Birliği’nin kurumsal özerklik ilkeleri, bir üniversitenin sahiplik yapısından bağımsız biçimde akademik işlevini sürdürebilme güvencesine sahip olmasını temel bir kriter olarak tanımlamaktadır.
Oysa Türkiye’deki vakıf üniversitesi modeli, akademik kurumların varlıklarını, kurucuların ticari ve hukuki durumuna bağlamaktadır. Bu yapısal bağ, herhangi herhangi bir akademik yetersizlik ya da üniversite bileşenlerinin iradesi olmaksızın üniversitelerin kapatılmasına zemin hazırlamaktadır.
Kapatma kararıyla, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin yirmi bini aşkın öğrencisinin eğitim hakları ve geleceğe ilişkin beklentileri, yüzlerce akademik ve idari personelinin mesleki geleceği de belirsizliğe sürüklenmiştir.
Akademik yılın ortasında, üniversite bileşenlerinin görüşleri alınmadan ve devletin eğitim hakkına ilişkin yükümlükleri göz ardı edilerek alınan kapatma kararı geri alınmalı ve;
- Mevcut öğrencilerin eğitimlerini tamamlanmasına kadar geçecek sürede üniversitenin tüm faaliyetleri devlet tarafından finanse edilmelidir.
- Öğrencilerin eğitim hakkı bütün boyutlarıyla güvence altına alınmalı, kapanma sürecine ilan edilmelidir.
- Akademik personelin talepleri ve iş güvencelerine dair çerçeve netleştirilmelidir.
- Vakıf üniversitelerinin sahiplik yapısından kaynaklanan kırılganlıkları gidermek üzere yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Eşit Haklar için İzleme Derneği – Hak İnisiyatifi Derneği – İnsan Hakları Derneği –
İnsan Hakları Gündemi Derneği – Yurttaşlık Derneği
[1] AYM, E.2020/55, K.2023/228, 28/12/2023
