ADALETE ERİŞİM

ADALETE ERİŞİM

İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP), adalete erişimi insan haklarının korunmasının temel güvencelerinden biri olarak ele almakta; bu alanda sivil toplumun, hukukçuların ve hak savunucularının kapasitesini güçlendirmeye yönelik uzun soluklu çalışmalar yürütmektedir. İHOP’un bu alandaki yaklaşımı, adalete erişimi yalnızca yargı süreçlerine ulaşabilme meselesi olarak değil; ayrımcılık, cezasızlık, toplumsal eşitsizlikler ve yapısal engellerle birlikte değerlendirmektedir.

Stratejik Programlar ve Uluslararası İşbirlikleri

İHOP, 2018 yılından bu yana Uluslararası Hukukçular Komisyonu (ICJ) ile birlikte ve Avrupa Birliği desteğiyle yürütülen “Türkiye’de Sivil Toplum ile Adalete Erişimin Yeniden İnşası ve Sağlanması (REACT)” projesi kapsamında, Türkiye’de adalete erişimin güçlendirilmesine yönelik kapsamlı çalışmalar yürütmektedir.

Bu program aracılığıyla sivil toplum örgütlerinin koordineli ve stratejik savunuculuk kapasitesi desteklenmekte; insan hakları savunucularının rolü güçlendirilmekte ve cezasızlıkla mücadeleye katkı sunulmaktadır. Aynı zamanda yargı sisteminin adalete erişim sağlama kapasitesi hukuki açıdan analiz edilmekte ve bu analizler doğrultusunda geliştirilen savunuculuk faaliyetleri ile Türkiye’deki hukuki ve politik ortamın sivil toplum ve hukuk aktörleri açısından daha elverişli hale getirilmesi hedeflenmektedir.

Kadınların Adalete Erişimi ve Savunma Mekanizmalarının Güçlendirilmesi

İHOP, özellikle kadınların adalet sistemine erişiminde karşılaştıkları yapısal engelleri ve “ikincil mağduriyet” riskini dikkate alarak, bu alanda savunma mekanizmalarının güçlendirilmesine odaklanan çalışmalar yürütmüştür.

Bu kapsamda, 2010 yılında Raoul Wallenberg Institute of Human Rights and Humanitarian Law ile işbirliği içinde yürütülen program çerçevesinde Urfa, Van, Batman ve Mardin baroları ile çalışmalar gerçekleştirilmiş; bu barolarda Kadın Hakları Komisyonları ve merkezlerinin kurulması ve güçlendirilmesine katkı sunulmuştur. Bu çalışmalar, yerel düzeyde kadınların adalete erişimini güçlendiren önemli kurumsal yapıların oluşmasına zemin hazırlamıştır.

İzleyen dönemde, şiddete maruz kalan kadınlara hukuki destek sunan avukatlara yönelik kapsamlı bir güçlendirme programı geliştirilmiştir. Kadın Dayanışma Vakfı ile ortak yürütülen bu programda, Türkiye’nin farklı bölgelerinden kadın avukatlar bir araya getirilmiş; kadına yönelik şiddetin toplumsal cinsiyet boyutu, uluslararası insan hakları standartları ve iç hukuk arasındaki ilişki ele alınmıştır. Program kapsamında ayrıca uluslararası insan hakları mekanizmaları ve içtihatlarına erişimi kolaylaştıran bir veri tabanı geliştirilmiş; çalışmalar UN Women desteğiyle sürdürülmektedir.

Çocuk Adaleti ve Yapısal Reform Süreçlerine Katkı

İHOP’un adalete erişim alanındaki önemli çalışmalarından biri de çocuk adaleti alanında yürütülen kolektif girişimlerdir. 2008 yılında oluşturulan Çocuklar İçin Adalet Girişimi (ÇİAG), toplumsal olaylar sırasında gözaltına alınan ve yargılanan çocukların çocuk haklarına uygun bir yargılama sürecine tabi tutulmasını sağlamak amacıyla kurulmuştur.

Girişim kapsamında dava izleme, veri toplama, savunuculuk ve uluslararası mekanizmaların kullanımı gibi çok yönlü faaliyetler yürütülmüş; özellikle Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi başta olmak üzere uluslararası mekanizmalar etkin biçimde kullanılmıştır. Bu çalışmalar, çocukların özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılanmasına son veren yasal değişikliğe katkı sunmuştur.

İHOP ayrıca, Ankara Çocuk Hakları Platformu ile birlikte yürüttüğü çalışmalar kapsamında, çocuk adalet sistemine ilişkin çok paydaşlı diyalog süreçleri geliştirmiştir. 2014 yılında düzenlenen toplantıda sivil toplum temsilcileri ile Adalet ve Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri bir araya getirilmiş; çocuk adaleti sisteminin farklı boyutları tartışılmış ve bu alanda politika geliştirme süreçlerine katkı sunulmuştur. Bu çalışmalar kapsamında çeviri faaliyetleri ve politika belgeleri de hazırlanmıştır.

Genel Yaklaşım

İHOP, adalete erişim alanındaki çalışmalarında; savunma mekanizmalarının güçlendirilmesi, kırılgan grupların adalet sistemine eşit erişiminin sağlanması, uluslararası insan hakları standartlarının iç hukukta etkin uygulanması ve cezasızlıkla mücadele edilmesini temel öncelikler olarak ele almaktadır. Bu doğrultuda yürütülen çalışmalar, hem hukuki hem de yapısal düzeyde dönüşümü hedefleyen bütüncül bir yaklaşım üzerine kuruludur.