İnsan Hakları İzleme Bültenin 24. Sayısı Yayımlandı

Merhaba,

2012 yılının ilk İzlem’iyle karşınızdayız.

Özel yetkili savcılıklar ve Yargıtay’ın, son yıllarda, yüzlerce genci, onlarca çocuğu protesto eylemleri nedeniyle “terörist” sayarken, gazetecileri, askerleri, avukatları, akademisyenleri terörist olarak nitelendirilerek cezaevine koyarken Hrant Dink cinayeti davasının sanıklarının adli suçlu sayılması tepkilere yol açtı. Karar tepki göstermek isteyen on binlerce insan 19 Ocak günü, Hrant Dink’in öldürülmesinin 5. Yılında, 10 Ocak günü İstanbul’da Taksim’den Agos Gazetesine yürüdü. Bu sayımızdaki ilk haberimiz, son dönemde yargının kime terör dediğini bize yeniden hatırlatıyor.

İkinci haberimiz Adalet Bakanlığı’nın, yargının hızlandırılması ve hizmetlerinin iyileştirilmesi için hazırladığı 3. paketin ana hatlarına ilişkin. 100’e yakın maddeden oluşan paketle, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte yardım edenlere örgüt üyeliği suçundan verilen 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasında, hakim, yardımın niteliğine göre üçte iki oranında indirim yapabilecek. Bu durumda 1 yıl 8 aya kadar düşecek ceza, yarı oranında terör artırımı ile 2,5 yıl olarak belirlenebilecek. Bu da başta Silivri’de tutuklu bulunan gazeteciler Ahmet Şık ve Nedim Şener olmak üzere, bu suçtan yargılananlar için hakimin takdirine göre tahliye olasılığını artıracak. Pakette 2 yılın altındaki terör cezalarının ertelenebileceği düzenlemesi de birçok davayı etkileyecek. Ancak insan hakları örgütleri bu paketin yapısal düzenlemelerden çok yüzeysel ve geçici çözümler ürettiğini düşünüyor.

Bir başka haberimiz ise Protestan Kiliseler Derneği’nin hazırladığı 2011 Hak İhlalleri İzleme Raporu’yla ilgili. Raporda 2011 yılında da Hıristiyan topluluğa yönelik çok sayıda saldırı gerçekleştiği vurgulanırken, 2011’de gayrimüslimlere yönelik yaklaşımları nedeniyle polis ve anayasa konusunda görüşlerini isteyen TBMM Başkanlığı övülüyor. Ancak İlköğretim 8. Sınıf ‘İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük’ kitabının, Ulusal Tehditler kısmında, “Misyonerlik Faaliyetleri” başlığının ulusal tehdit olarak yer aldığı da ekleniyor.

Prof. Dr. Atilla Yayla hakkında, açıldığı dönem büyük tartışmalara neden olan davada, kritik bir karar verildi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, İzmir’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin düzenlediği bir etkinlikte Atatürk için “Bu adam”, “Kemalizm ilerlemeden çok gerilemeye tekabül etmektedir”, “İleride bizlere, neden her yerde bu adamın heykelleri var diye soracaklar” dediği iddia edilen ancak sözlerinin çarpıtıldığını, Atatürk’ten “bu adam” diye söz etmediğini söyleyen Yayla hakkında verilen 1 yıl 3 aylık hapis cezasını bozdu. Kararda, Yayla’nın etkinlikte kullandığı sözler için “Nezaket aşılsa da hakaret suçu işlenmemiştir” denildi. Karar ilişkin ayrıntıları bu sayımızda okuyabilirsiniz.

Bu sayımızda okuyabileceğiniz bir başka haber ise 12 Eylül askeri darbesi ve sonrasında idam edilenlerin yakınlarının ve işkenceye uğrayan mağdurların suç duyuruları üzerine başlatılan soruşturmanın dosyasına giren çarpıcı bir belgeye ilişkin. Devrimci 78’liler Federasyonu, “Mamak Anayasası”nı, Mamak Askeri Cezaevi’nde yaşanılanların kanıtı olarak dosyaya sundu. Savcılık da büyük ilgi gösterdiği belgeyi soruşturma dosyasına dahil etti. Hükümlü ve tutukluların cezaevlerine girdikleri andan itibaren uymaları gereken kuralların yer aldığı liste, hak ihlallerinin en somut kanıtı olarak gösteriliyor.

Şırnak Uludere’de, terörist sanılarak bombalanan kaçakçıların ölümüne ilişkin olaydan 13 gün sonra Şırnak Valiliği’nin ölü sayısının 35 değil 34 olduğunu açıklaması ise şaşkınlık yarattı. Açıklamanın perde arkasından yaşanan olayın boyutlarını gösteren insan hikayeleri çıktı. Ayrıntılar Uludere’yle ilgili haberimizde.

Aynı haberimizin devamında ise olayla ilgili “tazminat” tartışmalarına yer veriyoruz. Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararlar Tespit Komisyonu’nun yasaya göre, ölenlerin ailelerine en fazla 22 bin 561 lira tazminat ödeyebileceği iddia edilirken, kısa süre önce Hatay’da terörist sanılarak öldürülen çobanların ailelerine de bu oranda ödeme yapıldığı anlaşıldı. Buna karşılık, AİHM’nin, Şırnak Uludere’de çobanlık yapan ve zaman zaman kaçağa gittiği iddia edilen Hacı Ölmez’in jandarma tarafından öldürülmesine ilişkin davada, aileye 103 bin euro tazminat ödenmesini kararlaştırdığı açığa çıktı.

Bu sayının son haberi ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, 6 Aralık günü verdiği Türkiye’de boşanma davalarının uzun sürmesiyle ilgili.

İyi okumalar.

 

İzlem’in 24. sayısını bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız. (Pdf, 1.19 MB)

 

YÜRÜTME:
– Yargının Hızlanması İçin Özel Paket
– Misyonerlik Hala “Ulusal Tehdit”
– Sayıları Bile 13 Gün Sonra Açığa Çıktı

YARGI (Yerel Kararlar):
– Bu Çocuklar Terörist, Bu “Çocuklar” Değil
– “Nezaket Aşılsa da Suç Yok”
– Katı Askeri Disiplin Uuygulandığının En Somut Kanıtı: “Mamak Anayasası”

YARGI (Uluslararası Kararlar):
– Türkiye’de Boşanma Davalarının Uzun Sürmesi AİHM’de Yüklü Tazminata Yol Açtı

 

PAYLAŞ