Kadınların eşitliği bir iyi niyet meselesi değil, devletin uluslararası insan hakları hukukundan doğan açık ve bağlayıcı bir yükümlülüğüdür

8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle bir kez daha açıkça ifade ediyoruz: kadınların eşitliği bir iyi niyet meselesi değil, devletin uluslararası insan hakları hukukundan doğan açık ve bağlayıcı bir yükümlülüğüdür. Türkiye’nin taraf olduğu Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı, kadınların çalışma yaşamında eşit fırsatlara sahip olmasını, eşit işe eşit ücret almasını ve karar alma mekanizmalarına eşit biçimde katılmasını güvence altına almaktadır. Ancak Avrupa Sosyaal Haklar Komitesi’’nin 2025 yılı Türkiye değerlendirmesi, bu yükümlülüklerin hâlâ yerine getirilmediğini açıkça göstermektedir. Komiteye göre Türkiye’de kadın ve erkekler arasındaki ücret eşitsizliğinin azaltılması konusunda ölçülebilir bir ilerleme sağlanamamış; kadınların işgücüne katılımı düşük seviyelerde kalmış ve karar alma mekanizmalarında kadınların temsili son derece sınırlı olmaya devam etmiştir.

Kadınların eşitliği, şiddetten uzak ve onurlu bir yaşam hakkından ayrı düşünülemez. Kadına yönelik şiddet Türkiye’de hâlâ yaygın ve yapısal bir insan hakları ihlali olarak varlığını sürdürmektedir. Devletin görevi yalnızca failleri cezalandırmak değil; şiddeti önlemek, kadınları korumak ve cezasızlığı ortadan kaldıracak etkili mekanizmalar kurmaktır. Aynı zamanda kadın hakları savunucularının korunması da bu mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır. Kadın hakları alanında çalışan sivil toplum örgütleri ve insan hakları savunucuları eşitlik mücadelesinin en önemli aktörleridir ve çalışmalarını baskı ve hedef gösterme olmaksızın sürdürebilecekleri güvenli bir ortam sağlanmalıdır.

Bugün bir kez daha hatırlatıyoruz:

Kadınların eşitliği ertelenebilecek bir talep değildir.

Kadınların şiddetten uzak bir yaşam hakkı güvence altına alınmadan, ekonomik ve siyasi hayata eşit katılımları sağlanmadan ve kadın hakları savunucuları özgürce çalışamadıkça gerçek bir demokrasiden söz etmek mümkün değildir.

Kadınların eşitliği yalnızca kadınların meselesi değildir; hukukun üstünlüğünün, insan haklarının ve demokratik bir toplumun varlık koşuludur.

Bu nedenle yetkilileri kadınların haklarını güvence altına alacak somut ve etkili adımları gecikmeksizin atmaya çağırıyoruz.

 

İHOP

1327 Yazı