İnsan Hakları Savunucularına yönelik bütün karalama kampanyalarına, tutuklamalara, mahkûmiyet kararlarına, uzun süren belirsizliklere rağmen Yargıtay bozma kararı verdi.

22 Kasım 2022

Bilindiği gibi 5 Temmuz 2017 tarihinde bir seminer çalışması esnasında polis baskını ardından gözaltına alınıp ardından tutuklanan insan hakları savunucularına karşı açılan ve kamuoyunda Büyükada Davası olarak anılan dava, İstanbul 35.  Ağır Ceza Mahkemesinde 25 Ekim 2017 tarihinde görülmeye başlanmış ve 3 Temmuz 2020 tarihinde gerçekleşen 13. Duruşmasında da karar aşamasına gelinmişti. Kararda, Taner Kılıç, Günal Kurşun, Özlem Dalkıran ve İdil Eser hakkında savcının mütalaası yönünde oy çokluğuyla mahkûmiyet kararı, diğer savunucular bakımından da beraat kararı verilmişti.  Mahkeme heyetinin bir üyesi, yargılanan insan hakları savunucularının tümü için beraat kararı verilmesi gerektiği görüşüyle karşı oy vermişti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine taşınan karar, 2 Aralık 2020 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını aynen onaylamıştı.

Neticede Yargıtay’a yapılan temyiz başvurusu, 17 Ekim 2022 tarihinde sonuçlanarak, bugün (22 Kasım 2022) itibariyle kamuoyuna açıklandı. Kararda, Günal Kurşun, Özlem Dalkıran ve İdil Eser için Mahkemece verilen mahkûmiyet kararının beraat yönünden bozulması, Taner Kılıç için usul eksikliklerinin giderilerek yeniden hüküm kurulması için dosyanın İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi yer aldı.

Beş yılı aşkın bir süredir arkadaşlarımızın maruz kaldığı haksızlığın giderilmesi için Yargıtay tarafından verilen bozma kararı bu sürecin önemli bir aşaması olmakla birlikte, insan hakları savunucularının haklarının gasp edilmesi henüz sona ermemiştir.

İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin bir an önce Yargıtay kararında işaret edildiği üzere, dikkate almadığı tüm lehteki delilleri adil bir biçimde ele almasını ve bu davayı karara bağlamasını, dört arkadaşımızın da beraat ettirilerek lekelenmeme haklarının ihlal edilmesine son verilmesini bekliyoruz.

Ancak, Türkiye’de insan hakları savunucularının yeni hak gaspları ya da hukuksuzluklarla karşı karşıya kalmalarının önlenmesi yönünde herhangi bir güvenceye sahip olmadıkları gerçeği de gözden uzak tutulmamalı; insan hakları savunucuları tüm demokratik ülkelerde olduğu gibi uluslararası hukukun öngördüğü güvencelere sahip olmalıdırlar.

Eşit Haklar İçin İzleme Derneği – Hak İnisiyatifi Derneği – İnsan Hakları Derneği –

İnsan Hakları Gündemi Derneği – Yurttaşlık Derneği

Daha önceki açıklamalarımız:

İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI BÜYÜKADA DAVASI GEREKÇELİ MAHKEME KARARI ÜZERİNE ÖN DEĞERLENDİRMEMİZ | İHOP (ihop.org.tr)

PAYLAŞ