Genelkurmay Başkanlığı Barış ve Demokrasi Savunucularını Hedef Gösteriyor

Genelkurmay Başkanlığı’nın 8 Haziran 2007 günü internet sitesinden yayınladığı basın açıklaması demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları açısından kabul edilemez bir açıklamadır.

Söz konusu basın açıklamasında:

a) Demokrasi, özgürlük ve barış savunucuları “bu kavramları TERÖR ÖRGÜTÜNE PARAVAN OLARAK KULLANAN kişi ve kuruluşlar olarak nitelendirilmek suretiyle, doğrudan HEDEF GÖSTERİLMEKTEDİR.
b) Mevcut “ulusal ve üniter yapı” konusunda eleştirel düşünen tüm yurttaşlar, Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef alan bir tehlike olarak yansıtılmakta, farklı düşünceler mahkum edilmektedir.
c) Yukarıda (a) ve (b) ayrımlarda belirtilen kişi ve kuruluşlar,  son günlerdeki terör eylemlerinde ortaya çıkan artışın SORUMLULARI olarak ilan edilmekte ve bir kez daha fiili ve yasal anlamda HEDEF GÖSTERİLMEKTEDİR.
d) Açıklamada, “Türk Silahlı Kuvvetlerinin beklentisi; bu tür terör olaylarına karşı, yüce Türk Milletinin KİTLESEL KARÞI KOYMA REFLEKSİ GÖSTERMESİDİR” denilmek suretiyle, son derece tehlikeli ve sonuçlarının nereye varacağı belli olmayacak şekilde, halk sokağa çıkmaya kışkırtılmaktadır. Bunun büyük linç ve saldırı olaylarına neden olması hiç de uzak bir ihtimal değildir.

Demokratik bir hukuk devletinde, silahlı kuvvetlerin en üst komuta kademesinin böyle bir açıklama yapma hak ve yetkisinin olmadığı açıktır. Demokrasi, hukuk devleti, özgürlük ve barış savunucularına yönelik böylesine açık bir saldırıya karşı, bizlerinde açıklamayı yapanlara şu soruları sorma hakkımız vardır:

1) Madem ki “…terörün Mayıs 2007 ayından itibaren tırmanacağı” bu kadar açık ve kesin biliniyordu, niçin bu eylemlerin önlenmesi için gereken etkili önlemler alınmadı?
2) Demokrasi, özgürlük ve barış savunucuları, terörle mücadele konusunda alınan hangi önlemleri engelledi?
3) Hukuk devletini ve demokrasiyi savunmayı, “teröre destek” olarak nitelemekle, hukuk devletinden ve demokrasiden vazgeçilmesi mi istenmektedir?
4) Bu açıklamadan sonra, bir takım gruplar “terörle mücadele ediyoruz” diyerek, demokrasi ve hukuk devletini savunanlara, ya da kimlikleri nedeniyle “teröre destek verdiklerini düşündüklerine” linç girişimlerinde bulunur ve saldırılar gerçekleştirirlerse, hangi kişi ve kuruluşlar sorumlu olacaktır?

Aslında sorulacak daha pek çok soru var.

Açıkça ifade ediyoruz ki, insan hakları savunucuları olarak bizler, hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz. Her zaman şiddete karşı çıktık, bu gün de karşıyız. Aynı zamanda hukuksuzluğa ve insan haklarını ihlallerine de karşıyız. Bundan sonra da kimden gelirse gelsin şiddete, saldırılara ve savaşa karşı çıkmaya, demokrasiyi, hukuk devletini ve insan haklarını savunmaya devam edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmamalıdır.

İNSAN HAKLARI ORTAK PLATFORMU

HELSİNKİ YURTTAŞLAR DERNEĞİ
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ
İNSAN HAKLARI VE MAZLUMLAR İÇİN DAYANIŞMA DERNEĞİ
TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VAKFI
ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ TÜRKİYE ŞUBESİ

PAYLAŞ