Mülteci Hakları Koordinasyonu

MÜLTECİ HAKLARI

İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP), mülteci, sığınmacı, göçmen ve uluslararası korumaya ihtiyaç duyan kişilerin haklarının korunmasını ve geliştirilmesini temel çalışma alanlarından biri olarak ele almaktadır. Bu kapsamda İHOP, sivil toplum örgütleri arasında koordinasyonu ve ortak savunuculuğu güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütmektedir.

Mülteci Hakları Koordinasyonu (MHK)

Mülteci Hakları Koordinasyonu (MHK), insan hakları ve mülteci hakları alanında çalışan sivil toplum örgütlerinin, mültecilerin hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi amacıyla ortak politika üretmek ve savunuculuk yürütmek üzere bir araya gelerek oluşturduğu bir sivil toplum ağıdır.

Koordinasyon, mülteci, sığınmacı, göçmen ve uluslararası korumaya ihtiyaç duyan kişilerin haklarının hayata geçirilmesi amacıyla:

  • ortak politika geliştirmeyi,
  • ulusal ve uluslararası düzeyde savunuculuk yürütmeyi,
  • kamu politikalarını izlemeyi ve sivil gözetim faaliyetleri gerçekleştirmeyi,
  • bileşen örgütlerin kapasitesini güçlendirmeyi

hedeflemektedir.

MHK, farklı örgütlerin kendi çalışmalarını tamamlayan bir ortak hareket zemini olarak 15 Mart 2010 tarihinde kurulmuştur. 2018 yılında yeniden yapılandırılan koordinasyon, çalışmalarını aşağıdaki örgütlerin ortaklığıyla sürdürmektedir:

  • İnsan Hakları Derneği (İHD)
  • İnsan Hakları Gündemi Derneği (İHGD)
  • Kaos GL
  • Mültecilerle Dayanışma Derneği (Mülteci-Der)
  • Yurttaşlık Derneği (YD)
  • FİSA Çocuk Hakları Merkezi
  • Af Örgütü Türkiye Şubesi (AI Türkiye
  • GAR-Göç Araştırmaları Derneği

Çalışma Yaklaşımı

MHK bünyesinde yürütülen çalışmalar, Türkiye’de mültecilere yönelik politika ve uygulamaların insan hakları standartları temelinde izlenmesini ve değerlendirilmesini kapsamaktadır. Bu çerçevede özellikle Türkiye–Avrupa Birliği süreci kapsamında geliştirilen mevzuat ve kurumsal yapıların hak temelli bir perspektifle ele alınması hedeflenmektedir. Koordinasyon aynı zamanda mülteci ve göçmenlerin karşılaştığı hak ihlallerinin görünür kılınmasını, kamuoyunda farkındalık ve sahiplenmenin artırılmasını ve karar alma süreçlerine sivil toplumun etkin katılımını desteklemektedir.