İHD’YE YÖNELİK SALDIRI İNSAN HAKLARI KURULUŞLARININ TÜMÜNE YÖNELİKTİR!

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ MEŞRU ZEMİNDE GÖREV VE SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRMİŞTİR

25 Şubat 2021

Geçtiğimiz hafta, 6 yıldan beri rehine tutulan 13 insanın Gare’de vahşice öldürülmelerinin ardından sorumluluklar tartışılırken başta İnsan Hakları Derneği olmak üzere birtakım kişi ve kurumların hedef gösterilmesi, insan hakları savunucuları tarafından endişe ile izlenmektedir.  Sayın Cumhurbaşkanı sorumluluğun devlette olduğunu belirtmesine rağmen, İçişleri Bakanı özellikle İnsan Hakları Derneği’ne yönelik itham edici söylemlerde bulunmuş, Türkiye’de 90’lı yıllardan beri herkesin insan haklarını koruyan bir hak örgütünü hedeflemiş, sivil alanda sorumlular aramıştır. 

Başta yaşam hakkı olmak üzere, temel haklar ve özgürlüklerin ayrımsız şekilde herkes için sağlanması için faaliyet göstermek insan hakları örgütlerinin temel işlevleri arasındadır. Bu münasebetle, haklarından mahrum bırakılmış veya hakları ihlal edilmiş insanların haklarına kavuşması için yetkili kurumlarla meşru zeminlerde temas kurmak da bu görevler kapsamındadır. 

Altı yıldan bu yana sınır ötesinde PKK tarafından alıkonulan rehinelerin ailelerinin başvurularını da dikkate alarak harekete geçen İnsan Hakları Derneği, rehinelerin yaşamaları ve özgür bırakılmaları için çaba göstermiş, ilgili kamu kuruluşları ile müteaddit temaslarda bulunmuştur.  

Yetkililerin yaşam hakkını koruma sorumluluğunu yerine getirmediklerini kabullenmek yerine, kendilerinin de bilgilendirildiği bir süreci yok sayarak İnsan Hakları Derneği’ni hedef göstermesi sadece İnsan Hakları Derneği’ne değil, bütün insan hakları örgütlerine yönelik bir saldırıdır. 

Sivil toplum kuruluşlarına ve insan hakları hareketine karşı sistemli olarak yürütülmekte olan susturma, yıldırma ve sindirme politikası göz önünde bulundurulduğunda, bu suçlamanın arkasındaki esas niyetin insan hakları örgütlerini işlerini yapamaz hale getirmek olduğu izlenimi oluşmuştur.

Herkesin yaşama hakkını korumak için gerekli tedbirleri almak ve elindeki tüm imkanları kullanmak devletin en öncelikli görevidir. Devletin bütün yetkili kurumları ve onların temsilcileri, insan haklarının temin edilmesi söz konusu olduğunda sivil toplumun da desteğinden faydalanmasının geçmişte getirdiği olumlu sonuçların birçok örneğini hatırlamalıdır. İnsan Hakları Derneği, bu son olayın öncesinde olduğu gibi geçmişteki benzer olaylarda da özgürlüklerinden mahrum bırakılan insanların serbest bırakılması için çabalar göstermiştir. 

Bizler, İnsan Hakları Derneği’ne yapılan bu saldırıları, insan hak ve özgürlükleri için faaliyet gösteren bütün sivil toplum örgütlerine da yapılmış olarak değerlendiriyoruz. Tüm susturma, yıldırma ve sindirme çabalarına rağmen insan hak ve özgürlüklerini korumak ve hak ihlallerini engellemek için İnsan Hakları Derneği ile yan yana çalışmaya devam edeceğiz.

Eşit Haklar İçin İzleme Derneği – İnsan Hakları Gündemi Derneği – Hak İnisiyatifi Derneği – Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi – Yurttaşlık Derneği 

PAYLAŞ