HALA YÜREĞİMİZDE, HALA AKLIMIZDASIN!
19 yıl önce, 19 Ocak 2007’de, plânlanmış bir cinayet sonucu Hrant Dink’i kaybettik. Hrant, bu topraklarda birlikte yaşamanın mümkün olduğuna inanan; sözleriyle, yazılarıyla, cesaretiyle tanıdığımız bir insan hakları savunucusu, bir gazeteci ve kardeşimizdi.
Hrant Dink’in katledilmesi, yalnızca bir insanın yaşamına yönelik bir saldırı olarak görülemez. Bu ülkede barış içinde bir arada yaşama umuduna, ifade özgürlüğüne ve çoğulcu bir topluma yönelmiş olan ağır bir suç olarak ele alınmalıdır.
Aradan geçen yıllar, bu cinayetin yalnızca bireysel bir nefret suçu olmadığını; göz göre göre gelen, ilgililere yapılan çeşitli uyarılara rağmen önlenemeyen ve sonrasında da, benzer cinayetlerde görüldüğü gibi aydınlatılmayan bir yaşam hakkı ihlali olduğunu bir kez daha gösterdi.
Alenen hedef gösterilmesine rağmen korunmaması, cinayet öncesi ve sonrasında ortaya çıkan kamusal ihmaller ve sorumlulukların hâlâ tam anlamıyla açığa çıkarılamamış olması, adaletin neden gerçekleştirilemediğini de açıkça ortaya koymaktadır.
Hrant Dink davası, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yaşam hakkı, ifade özgürlüğü ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ilişkin kesin kararı gereği olarak, bugün hâlâ Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin denetimi altındadır.
Aradan geçen bunca zamana rağmen, kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin ceza ve disiplin süreçlerinin zamanaşımıyla sonuçlanması, soruşturmaların sürüncemede bırakılması ve gazetecilerin korunmasına yönelik etkili önlemlerin hayata geçirilmemiş olması, adaletin tamamlanmadığının açık bir göstergesidir.
Barış ve adalete ulaşmak için cezasızlıkla mücadele temelinde ilerlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, Hrant Dink cinayeti, münferit bir adli vaka değil, cezasızlıkla beslenen yapısal bir sorun olarak değerlendirilmeli, cinayetin bıraktığı sorular ve açtığı yol görmezden gelinmemelidir.
Hrant Dink, yaşamı boyunca inkârın ve düşmanlaştırmanın karşısında durdu; farklılıkların tehdit değil, zenginlik olarak görüldüğü bir toplumsal barış fikrini savundu. Sözü ve duruşuyla, adalet olmadan barışın, hakikat olmadan toplumsal onarımın mümkün olmayacağını gösterdi.
Katledilişinin 19. Yıldönümünde Hrant Dink’i bir kez daha özlem ve saygı ile anıyoruz.
Eşit Haklar İçin İzleme Derneği – Hak İnisiyatifi Derneği – İnsan Hakları Derneği –
İnsan Hakları Gündemi Derneği – Yurttaşlık Derneği